Bu yazıda insan olmayanlar artık değer üretebilir mi diye soruyor ve posthümanizmin bu soruyu olumlu yanıtlamaya yetmeyeceği fikrini temellendiriyoruz.
Etiket: marx
Sınıf mı Kimlik mi Sorununa Serbest Vezin Bir Zeyl
Marksizm içinde, uzun yirminci yüzyılı karakterize eden sınıf mücadelesi biçimlerinin yeni yüzyıl eşiğinde gerilemesiyle birlikte, iki kutuplu bir tepki ortaya çıktı. Bir grup Marksist, sözlükçesini yirminci yüzyılda oluşturmuş mücadelelerin imgesine ve dolayısıyla bu sözlükçeye sıkı sıkı tutundu. Marksistlerden ayrılan başka bir grup teorisyen ise, mevcut gerilimi bir kriz olarak adlandırarak 1980-2000 dönümünde yükselişe geçen “kimlik” mücadelelerinin ve sonrasında gelişen toplumsal mücadelelerin yarattığı kesintinin ardından yeni bir sözlükçeye ihtiyaç duyulduğunu ilan etti. Bu sözlükçenin inşa edilmesinde “kesişimsellik” büyük bir rol oynadı ve insanların sadece sınıfsal bir birim olmadığı, ayrıca etnisite, cinsiyet, cinsel yönelim, dini inanç vb. aidiyet veya hasletlerinin de önemli olduğu (haklı olarak) ileri sürüldü. Bu ikinci grup açısından toplum bir ızgaraydı ve özelliklerin bir listesi verildiğinde, bir toplumsal failin ızgaradaki konumu bulunabilirdi: Örneğin Almanya’da işçi, Alman, erkek, heteroseksüel, ateist vb. olabilirdiniz ve bu sizi Almanya’da, tarihin belli bir anında belli bir ayrıcalıklar-dışlanmalar sistemi de olan toplumsal ızgaranın içinde bir yere konumlandırırdı. Ben bu iki hattı sentezleyen üçüncü bir bakış açısı bulmakla ilgiliyim. Bu bakış açısının da ilkinin ruhundan ve ikincisinin ampirizminden beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. Öyleyse, öncelikle bu ruh ve ampirizmi ele almak gerekiyor.
